24 Haziran 2009 Çarşamba

çok aşağılık eşek arısı

Sabah uyanıyorum ki ne Roma gezmesi? Elim daha da şişmiş, ki bunun fiziksel olarak mümkün olabileceğini hiç düşünmüyordum. Parmak boğumlarım bile davul gibi şiş. Hafiften bir endişe sardı beni. 8’de yine o hastanenin acilindeydim. Bu sefer, e madem anti-histaminik işe yaramadı, o zaman enfeksiyondur, antibiyotik iğne yapalım dediler. İyi de deneme tahtası mıyım ben kardeşim? Ya sizin denemeleriniz sonuç vermeden benim parmaklarım yeterince kan gitmediği için düşerse? Neyse o hastaneden çıktım, bir turist kliniği varmış, onu aramaya başladım. Buldum ama kapalıymış. Bugün Pazar. Bu sefer öteki hastaneye gitmeye karar verdim. Orda acildeki doktor evraklarımı görünce, e bu sabah zaten antibiyotik almışsın, buraya neden geldin? Önce 4 gün bu iğneleri ol deyince ben iki göz iki çeşme bi başladım ağlamaya, ya bu 4 gün içinde parmaklarım düşerse diye! Adam panik oldu. Daha yakından ilgilendi benimle. Ödemi alsın diye kortizonlu bir iğne yaptı ve steroidli bir ilaç artı augmentin verdi. Parmakların düşmeden önce ısıları düşer ve morarırlar dedi. Sende öyle bir şey yok, merak etme. Sonra belki de sırf elimin ne kadar şiş olduğunu görüp dertlenmiyim diye sargı beziyle sardı elimi. İyi de oldu. Cidden moralim düzeldi. Şimdi beklemedeyim. Bu şiş inmeden yola çıkamam. Yine nöbetçi eczane aradım ve buldum. Yine ilaçlar aldım. Yani Roma’ya vardığımın 17. saatinde şehrin tüm tıp kurumlarını teker teker dolaşmış ama henüz Colosseum’u görmemiş bulunuyorum.

1 yorum:

neolitik hanım dedi ki...

gecmis olsun yahu, biz de esra ile merak etmistik, yazmiyorsun diye. benim de elimi sokmustu arı ve parmaklarım aynı seninki gibi sismisti, bir süre sonra kendiliginden gecmisti gerci. seninki de gecer yakında, endiselenme.

yazılar, fotograflar süper, ofisçe severek takip ediyoruz :)

sevgiler
helsinki'den sevgi