9 Haziran 2009 Salı

sanki yillar gecti anconadan gideli

evet honda sorunumu cozdu. git bi radyatoru yikat, kirden tikanmis dedi usta. rezil oldum valla.
ilk benzincide o isi hallettim. benzincide otoyol icin onlarin kgs'sinden almaya calisiyordum ki 150cc'nin altinda motorlarin otoyola girmelerinin yasak oldugunu ogrendim. neyse acelem oldugu soylenemez zaten.
guzel havada yola ciktim ve italyan manzaralariyla ilk tanismam gerceklesti. hedef Pesaro diye bir sayfiye kasabasiydi. durdugum ve gectigim tum kasabalarda bir eski sehir var ve herbiri birbirinden guzel. arnavut kaldirimi yerler, daracik (ama cidden daracik), kimi zaman kivrilarak ilerleyen sokaklar, tahta pancurlu, sardunyali binalar, kiliseler, saraylar.. Pesaro, Rossini'nin dogum yeri. konservatuvar var, onun adi verilmis tabi. evi barki muze yapilmis. muze girisleri 6€'dan basladigi icin hevesimi floransa'ya sakliyorum dogrusu. nasil olsa orda alasini gorucem.
Pesaro da bu anlattigim gibiydi, ama kumsali sevmedim. zaten dizili guneslik ve sezlonglardan kumu goremedim bile. gece orda kalmamaya karar verdim, urbino'ya devam ettim. artik daglara, iclere dogru ilerliyordum. urbino manzarali bir kamping'e kapagi atip sehri dolasmaya gittim hemen. ayni mantik, ama bunun farki universite sehri olmasi. o yuzden ana meydan ogrenci kayniyordu. ellerinde biralar sohbet muhabbet.
kamping hem 16€ (inanilmaz bir fiyat) hem aksi bir oglan basinda. ne sorduysam hayir dedi. aksam dondugumde de sarhostu zaten ve ona ragmen sorularima hayir demeye devam etti. sanirim arazinin sahibi bir aile bunlar. zamanla bazi tip insan musteriyi zarar veren ve rahatsiz eden ama mecburen katlandiklari insanlar olarak gorur ya, bunlar da ma aile oyle iste. isletme iyi olsa sahane bir yer. cam agaclarinin altinda yatiyorsun, sabah kus sesleriyle uyaniyorsun. ama ben bir daha almiyim.
boylece geliyoruz bu sabaha. tasi taragi toplayip yollara koyuldum yine. yonumu biliyordum da nerede kalirim, nereyi gorur, nereyi atlarim bilemiyordum. hava bi acip bi kapiyordu. dolayisiyla ben de yagmurluklari bi giyip bi cikariyordum (bu motor isinin en zahmetli tarafi bu). esyalarimi yagmurdan korumanin yolunu da buldum. cadiri toplamadim, aynen cantalarin etrafina doladim. bi gecekondu havasi oldu ama zaten ben de gecekondu gulu giyimliyim, uyusuyoruz. italyanlar ben ve motorum kadar pejmurdeligi bir arada hic gormemistir herhalde.
ilk durak.. valla unuttum. yorgunluktan sanirim. gerisini yarin yazarim. dus ve yatak istiyorum su anda sadece.

Hiç yorum yok: