24 Haziran 2009 Çarşamba

toskana'dan devam











Yine çok güzel Toskana manzaraları ve kasabalarından geçerek Siena’ya varıyorum. Sanatta Floransa’nın rakibi ama ona kıyasla çok küçük. Bi o kadar da daha sevimli. Buranın pici adlı makarnası meşhur. Harika bir makarna. Görüntüsü solucan gibi ama bu sizi aldatmasın, tadı mükemmel. Bence Siena, Toskana’yı keşfetmek için Floransa’dan daha iyi bir alternatif.
Kampta kalıyorum. Colleverde. Gecesi 15.20€. Çalışanları çok şeker. Burayı üs olarak kullanıp Siena’nın güneyindeki Toskana’yı geziyorum. Chianti’den daha manzaralı ama daha az üzüm bağı ve zeytin ağacı var. Yine buğday hakim. Motorcular hemen hemen yokoldu. Bisikletçiler azaldı. Bir adam porsche’siyle yanıma kamp kurmuş. Ferrarisini satan adama beş kala herhalde?
İtalyancam şimdiki zaman seviyesinde mükemmelleşiyor!. Siparişlerimin tamamını İtalyanca verebiliyorum, yol sorabiliyorum, ama tabi karşımdaki beni İtalyanca biliyor sanıyor ve son sürat bir şeyler demeye başlıyor. O zaman piano piano diyorum! Yavaş konuşurlarsa söyleneni anlıyorum. Dil dile değmeden dil öğrenilmez derler. Buna kesinlikle inanıyorum ama dil değmeden de epey bi şey kapılıyor doğrusu.

Siena’dan itibaren kredi kartı geri döndü.

Siena’dan çıkıp Chiusu diye bir yere kamp kurdum bu sabah. Göl manzaralı bir kamp. Aslında bir lokantanın arka bahçesi de denebilir. Boş duracağına kamping yapmışlar. Gecesi 13€, adı La Fattoria. Artık Umbria denen bölgenin sınırındayım. Yükümü atıp Toskana’ya Orsa vadisine geri döndüm. Bu bölgenin spesyalitesi pollenza diye bir salata var. Pek güzel. Tavşan eti denedim. Çok havalı bir lokanta olmasına rağmen çok kurutmuşlardı eti ve sertti. Yani sorun tavşanda mı aşçıda mı anlamadım. Bol manzaralı ve bol şaraplı bir tur attım. Gece 11 saat uyumuşum. Galiba çok yordum kendimi.

Hiç yorum yok: