yola çıkmadan motorumun başıma açtığı dertlerden bahsedip kimsenin canını sıkmak istemiyorum. her gün tık demeden kullandığım motor, uzun yola çıkacağını hissetti ve bana yeni bir akü, fren balataları ve direksiyon bilyeleri aldırdı. neyse, iyi ki yabancı diyarlarda başıma gelmedi diye avunup geçiyorum.
2 haziran sabahı yenikapı-bandırma feriboruyla bu yolculuğun ilk adımını attım. susurluk'ta ayran-çiğ börek klasiği ve bol çay molasıyla akşamüstü ayvalık, ada camping'e sağ salim ama sıcaktan cozurdamış şekilde vardım. bu havada korumalı motor kıyafeti yalan oldu. yol boyunca çeşitli duraklarda önce korumalı ceketi atıp rüzgar geçirmez bir monta döndüm, sonra korumalı pantolonu atıp kot pantolon ve dizliklere, sonra rüzgarlığı atıp uzun kollu penyeye geçtim, ama nafile. çok sıcaktı hava. kot yerine şorta geçmek üzereyken neyse ki hava biraz kapadı da o halde ayvalık'a ulaştım. bu arada üstümden çıkan herşey arkamda birikip, gittikçe yükselen bir tepe oluşturdu ve nerdeyse arkayı göremez hale geldim. korumalı kılıklar belli ki bana yük olacaktı. acaba istanbul'a kargolasam da mı kurtulsam kargolamasam da mı kurtulsam diye düşünürken bir arkadaşımın annesinin ayvalık'taki evine emaneten bırakmayı akıl ederek epey bir yükten kurtuldum. umarım doğru karardır.
carrefour çadırımı hızla kurdum. yırtılmadı, delinmedi. birinci kuruluşundan alnının akıyla çıktı.
ada camping çok sakin ve güzel. bira içerek sırt ağrılarımı iyileştiriyorum.
2 Haziran 2009 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder