Ertesi sabahın köründe Etna’ya doğru yola çıktım. Yolda hava iyiydi ama tabi ki ben Etna eteklerine vardığımda dağı bulutlar aldı ve bir daha Etna’yı gören olmadı. E o kadar gelmişiz, adet yerini bulsun diye teleferiğe binip dağa biraz daha yaklaştım ama nafile. Tepede bi kahve içtim. Gerisin geri aşağı. En pahalı kahvem oldu. İşte bu sırada sanırım Etna cini içime girdi! Aşağıda başka bir krater vardı. Mini-krater. Etna olmadı bari bunu göriyim dedim. O kadar volkanik ortamdan geçtim (Vezüv, Vulcano, Etna) göre göre bu ufaklığı gördüm. Helal olsun bana.
Hedef Palermo. Feribotu yakalamam lazım. 5-6 saatim var. Normal yoldan gidersem yetişemem. Riski alıp çevreyoluna dalıyorum. Neyse ki bu paralı değil (ama bana yine yasak). Paralıda yakalanma riskim daha çok gibi geliyor bana. Bilet alma ve ödeme gişelerinde duruyosun ya. Yolda 1 saat arayla iki kere durur pozisyonda motoru deviriyorum. Hayırdır inşallah. Bugüne kadar hiç başıma gelmedi. İtalya’da motorla ilgili hiçbir kazam yok. Napoli’deki o merdivenleri bile kaç
Çanta hasbel kader tutunmuş motora ama yeni almış olduğum, gözbebeğim motor montum maalesef aynı dirayeti gösterememiş. Şok oldum. Hemen o 60 kilometreyi geri. Yolda Hz Yusuf’a 40 göbek mi adarsın, Etna’nın cinine mi küfredersin.. yok yok yok! Bulamadım montu. Büyük bir mutsuzlukla otoyola girdim. Zaten yakalasalar da önemli diil. Canım montum yok artık. Derken bir garip koku. 30 gündür ve 4000 küsur kilometredir aynı düzenle bağlı her şey. İkili yan çantalar ve üstünde sırt çantam. Onun üstünde de el altında olmasını istediklerim. 30 gündür hiçbir şey olmuyor ama bir günde yarım saat arayla bir çanta, bir mont düşüyor ve şimdi de yan çantalardan biri kayıp egzosta deydiği için alttan alttan eriyor. Buna Etna cini denmez de ne denir? .JPG)
Cinle bir konuşma yapıyorum ki evine dönsün artık. Bi de polise yakalanmakla uğraşamıycam çünkü. Neyse beni dinliyor da yakalanmadan Palermo’ya varıyorum. Feribotta dertlerimi unutmak için bir çilingir sofrası kuruyorum kendime. Şarap ve yorgunluk birleşince hemen uyuyorum.
Cinle bir konuşma yapıyorum ki evine dönsün artık. Bi de polise yakalanmakla uğraşamıycam çünkü. Neyse beni dinliyor da yakalanmadan Palermo’ya varıyorum. Feribotta dertlerimi unutmak için bir çilingir sofrası kuruyorum kendime. Şarap ve yorgunluk birleşince hemen uyuyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder