4 Temmuz 2009 Cumartesi

bahtsız bedevi

Geceyi Cefalu’da bir kamping’de geçirdim. Ertesi sabah erkenden 200 küsur kilometre yol yaparak volkanik adalara gidilen yere ulaştım. 7 adadan sadece birine gidecek zamanım vardı. Vulcano dedi herkes. Vulcano’ya gittim.
Bir scooter kiralayıp adayı gezdim. Bol sülfürlü bir çamur banyosu yaptım. Siyah kumu olan bir kumsalda denize girdim ve geri döndüm. Yine bir 100 km gidip Taormina’ya vardım. Sahilden değil, manzaralı olsun diye dağ yolundan gidiyim dedim. Ama yaz ortasında Sicilya'da hava bulutlandı. Ben de yüksele yüksele bulutlara girdim. Bahtsız bedeviyi bilirsiniz, onun misali.. Ciddi bir sis ve soğuk. Karadenizden alışık olmasam korkabilirdim. Bi Allahın kulu yoktu yollarda. Kazım Koyuncu mırıldanarak sisleri aştım. Taormina’ya vardığımda hava kararmıştı. Hostele attım eşyaları. Deniz ürünlü risotto yemek üzere şehre indim. Taormina aslında deniz kıyısında değil. Denize bakan bir yamaçta. Sahile inmek için finiküler sistemi kullanmak gerekiyor. Sahili şahane. Hem manzara olarak çok güzel hem de deniz çok güzel. Bir kilometre bile motor kullanacak halim kalmamış olduğu için Etna’ya çıkma planımı ertesi güne bırakıp Taormina’da dolaştım. Çok güzel bir kasaba. Ana caddesi bizim bodrum gibi. İki yanında dükkanlar, lokantalar ve barlar olan bir cadde.
Bi dakka, şortuma gülmüyosunuz herhalde. 2009 İtalya yaz modası. Herkes giyiyor bu “ekose” şortları, renk renk, desen desen. İtlayan gusto’sundan söz açılmışken şu resme de bi göz atsanız iyi olur.

Hiç yorum yok: